Üye Girişi

Bir hesabınız mı var Giriş Yap

Bir hesabınız mı var Giriş Yap

Kişisel verileriniz, Kvkk Metni kapsamında işlenmektedir. “Kayıt Ol” butonuna basarak Üyelik Sözleşmesi’ni okuduğunuzu ve kabul ettiğinizi onaylıyorsunuz.

Kayseri Merkezden Gelen Tarih

Kayseri Merkezden Gelen Tarih

Kayseri Merkezden Gelen Tarih

Kayseri Merkezden Gelen Tarih

Kayseri konumu gereği Türkiye’nin orta noktasında yer almasının yanı sıra bunu takip eder gibi Kayseri’de şehirleşme de merkeze dayalıdır. Kayseri merkezine gelmenizle bile birçok tarihi ve eski yapılarla karşılaşmanız an meselesidir. Kayseri tarihin en eski zamanlarından beri Asur, Hitit, Frig ve Roma dönemlerinden Selçuklu, birçok beylik ve Osmanlı dönemlerine birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve bununda izlerini geride kalan eserleri ile bize sergilemektedir. Bu özelliği ile Kayseri Anadolu’nun en köklü ve en eski yerleşim alanlarından biridir. Yapımı çok eskiye dayanan yapılarından külliyelerine, tarihi camilerinden kalesine yürüyerek keşfetmeniz ve zaman geçirmeniz oldukça kolay ve Kayseri’de gezerken en sık göreceğiniz yapılardan biri kümbetlerdir.

Kayseri gezinize şehrin merkezi olan Cumhuriyet Meydanı’na gelip başlamanız en doğru tercih olacaktır. Daha öncede bahsettiğimiz gibi burada durup, biraz çevrenize baktığınızda bile tarihi yapıların bir kısmını görebilirsiniz. Gelin hem buradan gördüğünüz hem geziniz sırasında karşılaşacağınız yerlerden kısaca bahsedelim.

Saat Kulesi

Burada ilk göreceğiniz yapılardan birisi Türkiye’de görebileceğiniz en zarif Atatürk heykelli ve Saat Kulesidir. Saat Kulesi, Osmanlı döneminde II. Abdülhamit'in emri ve Kayseri Mutasarrıfı Haydar Bey'in desteği ile 1906 yılında Tavlusunlu Salih Usta'ya yaptırılmıştır. Kulenin dört yöne bakan saat kadranları bulunmaktadır. Saat Kulesinin üzerinde dört tarafta yönleri gösteren dört çubuk bulunmakta, bunun ortasında da rüzgârın yönünü gösteren bir ok işareti bulunmaktadır.

Kayseri Kalesi

Saat Kulesi’nden sonra direkt olarak arkamızı döndüğümüzde kale surlarının bir kısmıyla karşı karşıya olacaksınız. Zaten geziniz sırasında kale surlarına kısım kısım merkezin birkaç yerinde rastlayacaksınız. Kayseri Kalesi, bazı araştırmalara ve elde edilen bilgilere göre III. Yüzyıl’da Roma İmparatorluğu döneminde yapılmıştır. Daha sonrasında Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubat zamanında bugünkü şekliyle yeniden yapılmıştır. Kayseri Kalesi, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Dış kale surları büyük ölçüde yok olsa da bugün günümüzde bazı parçaları meydan kısmını yer yer çevrelemektedir.  Saat kulesinin bulunduğu yönde bulunan kapıdan içeri girdiğinizde iç kaleyi keşfetmeye başlamış olacaksınız. Bu iç kale 1916 yılına kadar yerleşim yeri olarak kullanılmış, yakın geçmişte ise küçük küçük dükkânların bulunduğu çarşı olarak kullanıldıktan sonra kaldırılmıştır. Bunun üzerine iç kalede bazı restorasyonlar ve düzenlemeler yapılarak şu an kültür-sanat merkezi ve müze olarak geziye açıktır. Aynı zamanda instagram fotoğraflar içinde hoş bir arka plan sağlayacaktır. Gindüz ışığında iç kalede fotoğraflarınız için güzel açılar yakalamanızın yanında akşam ise kalenin dış cephesinde ışıklandırmalarla birlikte güzel pozlar yakalayabileceğinize taahhüt ediyorum.

Kayseri Kapalı Çarşısı

Biraz daha ilerleyip devam ettiğimizde kalenin dış surlarının hemen yanında Osmanlı döneminde 15. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Kayseri Kapalı Çarşısı sizleri karşılayacaktır. Kayseri Kapalı Çarşısı, İstanbul Kapalı Çarşısından sonra en büyük kapalı çarşı olarak bilinir. Tekstilden el işlerine kuyumculardan baharatçılara ve yöreye özgü yiyeceklere kadar çeşitli ürünlerin satıldığı küçük küçük dükkânlar yer almaktadır. Anlayacağınız burada yok yok. Ayrıca buraya girdiğinizde aynı yerden çıkabileceğinizi düşünüyorsanız galiba çoktan içeride dükkânları seyre dalmış ve hangi girişten girdiğinizi karıştırdınız bile.

Kurşunlu Camii

Eğer yolunuzu bulduysanız ve Cumhuriyet Meydanı tarafına dönüş yaptıysanız yolun karşı tarafında Whyndam Otel’i göreceksiniz. O yöne geçtiğinizde otelin hemen çaprazında Kurşunlu Camii yer almaktadır. Kurşunlu Camii, aslen Kayserili olan ve Osmanlı’nın en büyük ve baş mimarı Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Mimar Sinan’ın kendi memleketine bıraktığı iki camiden biri ve günümüze ulaşanıdır. Caminin merkezi kubbesinin kaplamasında kurşun kullanılmasından dolayı Kurşunlu Camii olarak adlandırılmaktadır. Asıl adı Hacı Ahmet Paşa Camii’dir.

Selçuklu Uygarlığı Müzesi (Gevher Nesibe Darüşşifası ve Medresesi)

Kurşunlu Camii’den hemen sonra karşı tarafında büyük Mimar Sinan Parkı vardır. Parkta gezinti yapabileceğiniz gibi birde burada Selçuklu Uygarlığı müzesini ziyaret edebilirsiniz. Şu anda müze olarak kullanılan bu yapı Türkiye Selçuklu Devleti Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan adına Şifahane ve Medrese olarak yaptırılmıştır. Bu Şifahane Anadolu’nun ilk uygulamalı tıp merkezi olarak geçer. Bu bakımdan büyük önem taşımaktadır. Duyulana göre bu medresenin arkasında bir hikâye yatmaktadır.

Bir rivayete göre Gevher Nesibe Sultan bir kumandana gönlünü kaptırmıştır ve evlenmek ister. Abisi I. Gıyyaseddin Keyhüsrev buna karşı çıkar. Hatta bunun üzerine kumandan hükümdar tarafından cepheye gönderilir ve oradan ölüm haberi gelir. Bunun üzerine Gevher Nesibe Sultan’ın acısından ve üzüntüsünden vereme yakalandığı söylenir. Bu durumu öğrenen I, Gıyaseddin Keyhüsrev kardeşini ölüm döşeğinde ziyaret eder ve özür diler. Ayrıca ondan son isteğinin ne olduğunu sorar. Bunun üzerine abisinden, kendisi gibi devasız hastalığa yakalananlar için bir şifahane yaptırmasını vasiyet eder. Bu vasiyet üzerine bu yapının inşaatının başlanmasına emir verilmiştir. Gevher Nesibe Sultanın Türbesi’nin de burada yer aldığı bilinmektedir.

Hunat Hatun Küllüyesi

Parktan ayrıldıktan sonra otelin ve devamında kayseri valiliğini geçerek başka bir tarihi yapı olan Hunat Hatun Külliyesi’ne varabiliriz. Hunat Hatun Külliye’si I. Alaaddin Keykubat’ın karısı Mahperi Hunat Hatun yaptırmıştır. Bu yapı yapılış şekliyle Selçuklu mimarisinin en güzel ve en önemli örneklerindendir. Külliye camii, hamam, medrese ve türbe bölümlerinden meydana gelmektedir. Günümüzde külliyenin medrese kısmı, Kayseri Etnografya Müzesi olarak Kullanılmaktadır. Külliyede yer alan hamam, çifte hamam olarak bilinmektedir. Hamamın hem kadınlar bölümünün, hem de erkekler bölümünün kubbe kısımları tuğla olarak inşa edilmiştir. Külliyedeki merkez yapı camiidir. Camii, mihraba paralel durumda bulunan, sekiz adet sahından meydana gelmektedir.

Meryem Ana Kilisesi

Hunat Hatun Külliyesinde yaptığımız geziden sonra Kayseri sokaklarında biraz yürüyüş yaparak Kilisenin yolunu tutabiliriz. Külliyeden çıkıp karşı caddeye geçtiğinizde kaleyi sağ tarafınıza alıp yaklaşık beş dakika yürüyoruz. Bu şekilde takip ederseniz kale duvarının bir köşeden sağa döndüğünü göreceksiniz. Aynı şekilde sizde sağa dönerek kale duvarlarını takip etmeye devam ederseniz kısa bir süre sonra Meryem Ana Kilisesi’ni görmüş olacaksınız. Kilisenin kim tarafından ya da ne zaman yaptırıldığına dair net bir bilgi olmasa da 19. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu yapı Kayseri’de bulunan Ermeni kiliselerinden biridir. İçerisinde hala bir kısmı yok olmamış motifler yer yer görülmektedir. Kilise Kiçikapı’da yer almaktadır. Kilise yapılan restorasyonla ve değişim ile şu an kütüphane olarak kullanılmaktadır. Kütüphane olarakta kitapseverlere ve ders çalışmak isteyenler için ayrı ve güzel bir atmosfer sunmaktadır.

 

 

Kayseri Lisesi Milli Mücadele Müzesi

Lise, Meryem Ana Kilisesi ile hemen karşı karşıya yer almaktadır. Kayseri Lisesi Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde 13 Eylül 1893 tarihinde "Derece-İ Ula Mekteb-İ Mülkiye İdadisi"  adıyla hizmete girmiş ve Kayseri’nin en eski ve tarihi eğitim kurumlarından biridir. 1927 Yılında ise Kayseri Lisesi adını almıştır. Lisenin geçmişi ile alakalı en önemli olaylardan biri, İstiklal Savaşı devam ederken 24 Temmuz 1921’de TBMM’nin hükümet merkezini Kayseri’ye taşıma kararı verilmiştir. Bunun üzerine lise binası TBMM toplantıları için hazır hale getirildi. Fakat Sakarya Savaşı’nın kazanılması üzerine hükümetin Kayseri’ye taşınması kararından vazgeçildi. Okulun son sınıf öğrencilerinin tamamı eğitimlerini yarıda bırakıp cepheye gittiği ve Sakarya Muharebesi'nde öldükleri için 1921’de okul mezun vermedi. Bu olay lisenin tarihinde yaşanılan en acıklı ve hatırlanan olaydır. Orayı geziye gittiğinizde bahçesinde bir anıt yer aldığını göreceksiniz. Bu anıt çatışmada ölen öğrenciler anısına yaptırılmıştır.

Bunun dışında Türk Tarihinin bilindik şairlerinden Faruk Nasız Çamlıbel 2 yıl burada görev yapmaştır. Görev yaptığı sırada savaşta şehit olan öğrenciler anısına Kayseri Lisesi Marşı’nı yazdı. Ayrıca okulda, ileride tanınmış bir şair olacak Behçet Kemal’in öğretmeni oldu. Bu okuldan yetişen ünlüler arasında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, şair Behçet Kemal Çağlar, yazar Cevdet Kudret, siyasetçi Korkut Özal, bilim insanı Jale Baysal, sinema oyuncusu Göksel Arsoy, şarkıcı Emel Sayın, devrimci Hüseyin İnan bulunur.

Lisenin ilk yapılmış olan ana binası günümüzde alınan kararla 02.05.2016 tarihinden itibaren Milli Mücadele Müzesi olarak hizmet vermektedir ve ziyaretlere açıktır.

Yorumlar
Yorum Yap
Tatil Rezervasyonu
Otel fiyatlarını sorgulayabileceğiniz online seyahat sistemi!
En Ucuz Tatil Fırsatları
Otel Fiyat sorgulama işlemleri ile sizlere en ucuz tatil fırsatlarını sunuyoruz.
Online Otel Rezervasyonu
Otel, uçak ve tur paketleri için internetten anında rezervasyon yapabilen seyahat sistemi olmaktan gurur duyuyoruz.
Tur Seçenekleri
Kıbrıs turları, yurt içi ve yurt dışı tur seçeneklerinin yanı sıra Antalya otelleri, kayak otelleri, gemi turları, uçak bileti hizmetlerini online olarak satın alma imkanı sunuyoruz.